İçindekiler
ToggleGünümüzün dijitalleşen dünyasında, iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte “telefonla rahatsız etme” eylemleri, Türk Ceza Hukuku’nun önemli bir başlığı haline gelmiştir. Bu eylemler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123. maddesi ile düzenlenen “Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu” kapsamında değerlendirilmektedir. Bu suç, bireylerin huzurlu bir ortamda, ruhsal sükûnet ve dinginlik içinde yaşama hakkını koruma altına almayı amaçlar.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Nedir? (TCK 123)
Telefonla rahatsız etme suçu, TCK’nın 123. maddesinde şu şekilde tanımlanmıştır:
“Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
Bu tanım, suçun temel unsurlarını ortaya koyar: Eylemin ısrarlı olması ve sırf mağdurun huzurunu bozma özel kastıyla yapılması gerekmektedir. Korunan hukuki değer, kişinin ruhsal dinginliği, huzuru ve özel yaşam alanının sükûnetidir.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Hangi Durumlarda Oluşur?
Suçun oluşabilmesi için kanunda belirtilen üç seçimlik hareketten birinin, mutlaka “ısrarla” ve “sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla” yapılması şarttır:
- Israrla Telefon Edilmesi: Sürekli arama, cevapsız çağrı bırakma veya mağduru defalarca arayıp sessiz kalma gibi eylemler.
- Israrla Gürültü Yapılması: Mağdurun bulunduğu yerde sürekli ve rahatsız edici gürültü çıkarma.
- Aynı Maksatla Hukuka Aykırı Başka Bir Davranışta Bulunulması: Israrlı bir şekilde kapıyı çalma, rahatsız edici mektuplar/notlar gönderme veya sanal ortamda sürekli takip etme gibi, hukuka aykırı ve huzur bozucu her türlü tekrar eden eylem.
Sürekli Telefonla Arama Suç Sayılır mı?
Evet, sayılır. TCK 123’ün açık düzenlemesine göre, bir kimseye “ısrarla” telefon edilmesi, bu suçun en temel uygulama alanını oluşturur. Önemli olan, bu aramaların tek bir olaydan ibaret olmaması, belirli bir süreklilik göstermesi ve amacın mağduru rahatsız etmek olmasıdır. Yargıtay kararlarında, tek seferlik bir arama genellikle bu suçu oluşturmazken, kısa süre içinde yinelenen aramalar veya mesajlar “ısrar” unsurunu gerçekleştirebilir.
Israrlı Telefon Aramaları Suç mu?
Kesinlikle suçtur. Suçun en ayırt edici unsuru “ısrar” kelimesidir. Israrlı aramalar, mağdurun psikolojik sükûnetini ve yaşam huzurunu ciddi şekilde tehdit ettiği için kanun koyucu tarafından özellikle yaptırım altına alınmıştır. Bu ısrar, mağdurun iletişim kurma isteği dışında, rahatsız edici ve sürekli bir hal almalıdır.
Mesaj Atarak Rahatsız Etme Suçu Var mı?
Evet, vardır. TCK 123, her ne kadar metinde “telefon edilmesi” dese de, Yargıtay içtihatları, telefonla gönderilen SMS veya dijital platformlar üzerinden gönderilen mesajları da “telefon edilmesi” veya “hukuka aykırı başka bir davranış” kapsamında değerlendirmektedir. Israrlı mesaj gönderme, mağdurun huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturur.
WhatsApp, SMS ve Sosyal Medyadan Rahatsız Etme Suçu
WhatsApp, SMS, Instagram, Facebook veya e-posta gibi dijital iletişim araçları üzerinden ısrarlı bir şekilde rahatsız edici, huzur bozucu, tehdit veya hakaret içermeyen (başka suç oluşturmayacak nitelikteki) mesajların veya aramaların yapılması, TCK 123 kapsamında suçu oluşturur. Yargıtay, sanal ortamda dahi olsa mağdurun psikolojik huzurunun bozulmasını bu suçun oluşumu için yeterli görmektedir.
Bilinmeyen Numara ile Aramak Suç mu?
Evet, suçtur. Suçun oluşumu için failin kimliğinin mağdur tarafından bilinip bilinmemesi önem taşımaz. Önemli olan, eylemin ısrarlı ve huzur bozma kastıyla yapılmış olmasıdır. Bilinmeyen veya gizli numara ile ısrarla arama da bu suçu oluşturur. Ancak failin tespiti, teknik imkanlar ve kolluk araştırmalarıyla sağlanacaktır.
Telefonla Rahatsız Etme Suçunun Cezası 2025
Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi uyarınca, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun cezası üç aydan (3 ay) bir yıla (1 yıl) kadar hapis cezasıdır.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Adli Para Cezasına Çevrilir mi?
Evet, çevrilebilir. Hükmedilen hapis cezasının üst sınırı 1 yıl olduğu için, Mahkeme, TCK’nın 50. maddesi uyarınca bu hapis cezasını Adli Para Cezasına çevirebilir. Adli para cezası, hakimin takdirine göre belirlenir ve failin ekonomik durumu gibi hususlar da dikkate alınarak gün esasına göre hesaplanır. Genellikle hafif nitelikli bu suçta, hapis cezası yerine adli para cezası veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi yaygındır.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Hapis Cezası Var mı?
Evet, kanunda hapis cezası öngörülmüştür. Cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak yukarıda belirtildiği gibi, cezanın adli para cezasına çevrilmesi veya HAGB kararı verilmesi, cezanın infazını ve hukuki sonucunu değiştirebilir. Tekrarlanan suçlarda veya failin sabıkasına göre hapis cezasının infazı söz konusu olabilir.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Sicile İşler mi?
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan dolayı verilen bir mahkûmiyet kararı (hapis veya adli para cezası) adli sicil kaydına (sabıka kaydı) işlenir. Ancak, Mahkeme tarafından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilirse, bu karar adli sicil kaydına işlenmez; yalnızca özel bir sicile kaydedilir ve 5 yıl içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi durumunda kayıt silinir.
Hukuki Süreç ve Deliller
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Şikâyet Süresi
Bu suç, şikâyete bağlı suçlardandır. Mağdurun, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı (6) ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre, hak düşürücü bir süredir. Altı aylık süre geçirildiğinde, şikâyet hakkı düşer ve soruşturma başlatılamaz.
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Şikâyet Nasıl Yapılır?
Şikâyet, mağdur veya avukatı aracılığıyla;
- Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe sunularak,
- Kolluk birimlerine (Polis Merkezi veya Jandarma Karakolu) başvurularak ifade tutanağı ile,
- Doğrudan Mahkemeye başvurularak (nadir durumlarda),
yapılabilir. Dilekçede olayın tarihi, yeri, fail (biliniyorsa) ve rahatsız etme şekli detaylıca anlatılmalı ve deliller eklenmelidir.
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Deliller Nelerdir?
Bu suçta en önemli deliller şunlardır:
- Arama Kayıtları (HTS): Telefon görüşme ve mesajlaşma trafiği, en temel delil kaynağıdır.
- Mesaj İçerikleri: SMS, WhatsApp, sosyal medya mesajlaşmaları, e-postalar veya sesli mesaj kayıtlarının ekran görüntüleri veya dökümleri.
- Tanık Beyanları: Rahatsız etme eylemine şahit olan kişilerin ifadeleri.
Arama Kayıtları Delil Sayılır mı?
Evet, arama kayıtları (HTS kayıtları) en önemli delillerden biridir. HTS kayıtları, hangi numaranın hangi numarayı, hangi tarihte ve ne kadar süreyle aradığını gösterir. Bu kayıtlar, savcılık veya mahkeme kararıyla Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan (TİB) veya ilgili GSM operatörlerinden istenerek temin edilir ve “ısrar” unsurunun kanıtlanmasında kritik rol oynar.
Ses Kaydı Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Delil Olur mu?
Evet, olabilir. Mağdurun, kendisine karşı işlenen suça dair yaptığı ses kaydı, “hukuka aykırı delil” sayılsa bile Yargıtay’ın güncel içtihatlarına göre, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı durumlarda, kendisine karşı işlenen bir suçu ispatlamak amacıyla yapılan bu kayıtlar delil olarak kabul edilebilmektedir. Ancak bu, her olayın somut özelliklerine göre değerlendirilir.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?
Evet, bu suç uzlaştırmaya tabi suçlar arasındadır. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığı, kovuşturma aşamasında ise Mahkeme, tarafları uzlaştırma bürosuna yönlendirir. Uzlaşma, mağdur ve failin bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek anlaşmasıdır. Uzlaşma sağlanırsa, soruşturmaya son verilir veya kamu davası düşer.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu Kamu Davasına Dönüşür mü?
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Mağdurun şikâyeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatır ve delil toplanır. Yeterli delil bulunması ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına gerek görülmesi halinde, Savcılık tarafından iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Mağdur şikâyetini geri çekerse, kamu davası düşer.
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Zamanaşımı
Bu suçta Dava Zamanaşımı Süresi sekiz (8) yıldır. Eğer 8 yıl içinde kamu davası açılmaz veya açılan dava sonuçlandırılmazsa, kamu davası düşer.
Özel Durumlar ve Ayırt Edici Noktalar
Eski Sevgilinin Sürekli Araması Suç mu?
Evet, suçtur. Eski sevgili veya eşin, ilişki bitmiş olmasına rağmen sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarlı bir şekilde araması, mesaj atması veya başka yollarla rahatsız etmesi TCK 123 kapsamında suçu oluşturur. Bu tür eylemler, genellikle özel bir takip kastı (Stalking) içerdiği için, mağdur için psikolojik baskı yaratır ve cezayı gerektirir.
Borç İçin Sürekli Aramak Suç Sayılır mı?
Prensip olarak, alacaklının borcunu isteme hakkı vardır. Ancak borç isteme eyleminin hukuka uygun ve meşru sınırlar içinde kalması gerekir. Eğer alacaklı, borçluyu borç dışında sırf huzurunu bozma kastıyla, ısrarlı bir şekilde ve aşırı sayılacak sıklıkta arıyorsa, bu durum TCK 123’e vücut verebilir. Bu, Yargıtay kararlarında, borçlunun hukuki hakkının aşılması olarak değerlendirilmektedir.
Avukat Aracılığıyla Telefonla Rahatsız Etme Suçu Takibi
Mağdur, hukuki sürecin doğru ve eksiksiz yürütülmesi, şikâyet dilekçesinin hazırlanması, delillerin toplanması ve Mahkeme aşamasında haklarının korunması için bir avukat aracılığıyla süreci takip edebilir. Avukat, özellikle HTS kayıtlarının istenmesi ve uzlaşma sürecinin yönetilmesinde etkin rol oynar.
Telefonla Rahatsız Etme Suçu ile Tehdit Arasındaki Fark
Bu iki suç arasındaki en önemli fark kast ve eylemin içeriğidir:
- Telefonla Rahatsız Etme (TCK 123): Failin kastı sırf huzur ve sükûnu bozmaktır. Eylemin içeriği, huzur bozucu, rahatsız edici ve ısrarlı olmaktır, ancak gelecekte bir kötülük yapılacağı vaadi içermez.
- Tehdit (TCK 106): Failin kastı mağdura veya yakınına hukuka aykırı bir kötülük yapılacağını bildirmektir. Eylemin içeriği, bir zararın veya kötülüğün gerçekleştirileceği vaadini içerir ve genellikle “ısrar” şartı aranmaz.
Eğer ısrarlı aramalar sırasında “seni öldürürüm” gibi bir ifade kullanılırsa, eylem Tehdit suçunu oluşturur ve TCK 123 hükümleri uygulanmaz (veya Tehdit suçuyla birlikte değerlendirilir).
Telefonla Rahatsız Etme ve Hakaret Suçu Arasındaki Fark
Bu iki suç arasındaki fark da eylemin içeriğine bağlıdır:
- Telefonla Rahatsız Etme (TCK 123): Eylem, huzur bozucu ve ısrarlıdır, ancak mağdurun onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici somut bir söz veya davranış içermez.
- Hakaret (TCK 125): Eylem, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek somut bir söz, yazı veya davranış içerir.
Eğer ısrarlı mesaj veya arama sırasında “salak”, “aptal” gibi ifadeler kullanılırsa, eylem Hakaret ve Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçlarını birlikte oluşturabilir ve fail bu suçların her ikisinden ayrı ayrı cezalandırılabilir.
Yargıtay Kararları ve Mağdur Hakları
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Yargıtay Kararları
Yargıtay, TCK 123’ün uygulamasında özellikle “ısrar” ve “sırf huzur ve sükûnu bozma özel kastı” unsurları üzerinde durmaktadır:
- Israr Unsuru: Yargıtay, tek seferlik bir aramanın suç teşkil etmeyeceğini, ancak kısa süre içinde yinelenen aramaların ve mesajların mağdurun psikolojik sükûnetini bozduğunu ve “ısrar” unsurunu gerçekleştirdiğini kabul etmiştir. Bazı kararlarda, çok kısa sürede yapılan iki arama veya mesaj dahi, özel kastın varlığıyla birlikte suçun oluşumu için yeterli görülebilmektedir.
- Özel Kast: Eylemin başka bir amacı (örneğin borç tahsili veya acil bilgi verme) değil, salt rahatsız etme amacı taşıması şarttır. Başka bir amaçla yapılan, ancak rahatsızlık veren eylemler bu suça girmez (ancak hukuki sorumluluk doğurabilir).
- Dijital İletişim: WhatsApp, Facebook veya diğer sosyal medya platformları üzerinden ısrarlı mesaj veya aramaların da suçu oluşturduğu yönünde istikrarlı kararlar mevcuttur.
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Mağdur Hakları
Mağdur, bu süreçte önemli haklara sahiptir:
- Şikâyet Hakkı: Fiil ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunma hakkı.
- Davaya Katılma (Müdahil Olma): Kamu davası açıldığında, davaya katılarak yargılamayı takip etme ve failin cezalandırılmasını talep etme hakkı.
- Maddi/Manevi Tazminat: Ceza yargılamasından bağımsız olarak, Medeni Hukuk kapsamında, yaşadığı huzursuzluk ve manevi çöküntü nedeniyle faile karşı Manevi Tazminat Davası açma hakkı.
Telefonla Rahatsız Etme Suçunda Failin Hakları
Fail veya şüpheli de Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamında bir dizi temel hakka sahiptir:
- Savunma Hakkı: Kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında ifade verme, delil sunma ve aleyhindeki delillere itiraz etme hakkı.
- Avukat Yardımı: Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir müdafi (avukat) yardımından faydalanma hakkı.
- Susma Hakkı: İfade ve sorgu sırasında aleyhine delil teşkil edebilecek beyanlarda bulunmaktan kaçınma hakkı.
• Ekran görüntüleri (WhatsApp, SMS vb.)
• Tanık beyanları
• Ses kayıtları (hukuka uygun şekilde elde edilmişse)