İfade Vermeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım

İfadeye çağrılma, hakkınızda yürütülen bir soruşturma kapsamında, bilgisine başvurulmak üzere adli veya kolluk makamları (Cumhuriyet Savcılığı, Polis veya Jandarma) tarafından yapılan resmi bir davettir. Bu çağrıya, genellikle telefonla arama veya yazılı tebligat (çağrı kâğıdı) yoluyla ulaşılır.

İfadeye çağrıldığınızda izlemeniz gereken adımlar, hukuki haklarınızı korumak ve süreci doğru yönetmek açısından hayati önem taşır.

Adım 1: Sakin Kalın ve Çağrının Mahiyetini Belirleyin

Öncelikle paniğe kapılmayın. Hukuki süreçleri bilmek, kontrolü elinize almanızı sağlayacaktır.

  1. Kim Tarafından Çağrıldınız? (Polis, Jandarma, Savcılık)
  2. Hangi Sıfatla Çağrıldınız?
    • Şüpheli: Hakkınızda bir suç isnadı var demektir. Bu durumda haklarınız ve dikkat etmeniz gerekenler daha kritiktir.
    • Tanık: Bir olaya ilişkin bilginiz olduğu düşünülüyor demektir. Yasal olarak ifade vermeniz zorunludur ancak tanıklıkta da yasal haklarınız vardır.
    • Mağdur/Müşteki (Şikayetçi): Suçtan zarar gördüğünüz için bilgi vermeniz isteniyordur.
  3. Hangi Suçlama/Konu? Mümkünse çağrının konusunu ve dosya numarasını öğrenmeye çalışın.

Adım 2: Hukuki Destek Alın (En Önemli Adım)

Hangi sıfatla çağrılmış olursanız olun, derhal bir avukatla iletişime geçmek en doğru ve güvenli adımdır.

Avukatın Önemi: İfade; soruşturma ve kovuşturmanın (davanın) ilerleyen aşamalarında aleyhinize delil olarak kullanılacak ilk ve en kritik beyandır. Avukatınız;

  • Dosyanın içeriğini (savcılık talimatı, şikayet dilekçesi vb.) inceleyerek çağrının gerçek nedenini ve aleyhinizdeki delilleri öğrenir.
  • İfade esnasında yanınızda bulunur, haklarınızın korunmasını sağlar.
  • Doğru bir savunma stratejisi belirlemenize yardımcı olur.

Adım 3: İfadeye Gitme Zorunluluğu ve Süre

  • Gitmek Zorunlu mu? Evet. Çağrıya uyarak yetkili makama gitmek yasal bir yükümlülüktür. Gitmemeniz durumunda hakkınızda zorla getirme kararı çıkarılabilir.
  • İfade Vermek Zorunlu mu? Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız, ifade yerine gidip kimlik tespiti yapıldıktan sonra dahi susma hakkınızı (ifade vermeme hakkınızı) kullanabilirsiniz.

 

Adım 4: İfade Anında Sahip Olduğunuz Temel Haklar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 147 başta olmak üzere mevzuatla güvence altına alınan temel haklarınız şunlardır:

Hak

Açıklama

İsnadı Öğrenme Hakkı

Size yüklenen suçun ne olduğunu, neden ifade verdiğinizi net bir şekilde öğrenme hakkınız vardır.

Avukat (Müdafi) Seçme Hakkı

İfade vermeden önce ve ifade sırasında avukatınızın hukuki yardımından faydalanabilirsiniz. Avukatınız gelmeden ifade verilmeyebilir.

Susma Hakkı

Kendinizi veya yakınlarınızı suçlayacak beyanlarda bulunmama, yani susma hakkına sahipsiniz. Bu hakkı kullanmanız, suçun kabulü anlamına gelmez.

Yasak Usullerle İfade Yasağı

İşkence, kötü muamele, cebir, tehdit, aldatma, kanuna aykırı yarar vaadi gibi yöntemlerle ifade alınamaz. Bu yöntemlerle alınan ifadeler delil olarak kullanılamaz.

Yakınlara Haber Verme Hakkı

Yakalandığınızın veya gözaltına alındığınızın yakınlarınızdan istediğinize derhal bildirilmesini talep edebilirsiniz.

Kayıt ve Tutanak Hakkı

İfadeniz kaydedilir ve ifadenin sonunda tutanağı okuma, varsa yanlışları düzeltme ve imzalamadan önce bir suretini alma hakkınız bulunur.

 

Adım 5: İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Sakin Olun ve Soruyu Anlayın: Sorulan soruları dikkatle dinleyin. Anlamadığınız bir şey olursa tekrar sorulmasını isteyin.
  2. Sadece Gerçekleri Söyleyin: Bilginiz dahilindeki konulara ilişkin sadece doğru ve net cevaplar verin. Bilmediğiniz bir konuda “Bilmiyorum” demekten çekinmeyin.
  3. Gereksiz Detaydan Kaçının: Sorunun dışına çıkan, fazladan veya yoruma açık beyanlarda bulunmaktan kaçının. Her kelimeniz aleyhinize delil olarak kullanılabilir.
  4. Tutanağı Mutlaka Kontrol Edin: İfade bittikten sonra hazırlanan tutanağı baştan sona okuyun. Sizin beyanınız dışında bir kelime dahi varsa itiraz edin ve düzeltilmesini sağlayın. Tutanak, ifadenizin birebir yansıması olmalıdır.
  5. İmza ve Suret: Tutanağın doğru olduğundan emin olduktan sonra imzalayın ve bir suretini mutlaka talep edin.

İfade Vermeye Çağrı Nedir?

İfade vermeye çağrı, Türk Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamında, bir suçun aydınlatılması amacıyla yürütülen soruşturma sürecinde, kişilerin belirli bir olay veya iddia hakkında bilgi ve görgülerini beyan etmeleri için yetkili makamlar tarafından yapılan resmi bir davettir.

Bu çağrı, Cumhuriyet Savcılıkları veya onların talimatı ile hareket eden Kolluk Kuvvetleri (Polis, Jandarma) tarafından yapılır.

Çağrı Kağıdı Neden Gelir? Olası Sebepler

Çağrı Kâğıdı Neden Gelir? Olası Sebepler (Türk Hukukuna Uygun Güncel Rehber)

Çağrı kâğıdı (Tebligat), Türk hukuk sisteminde bir kişinin adli veya idari bir işlem için yetkili makamlar önüne davet edildiğini belirten resmi bir belgedir. Bu kâğıdın gelmesinin temel sebebi, hakkınızda yürütülen bir işlem, soruşturma veya dava bulunmasıdır.

Çağrı kâğıdının size ulaşmasının ana nedenleri, hangi hukuki süreçte yer aldığınızla yakından ilgilidir. İşte Türk Kanunlarına uygun, güncel ve olası temel nedenler:

  1. Ceza Soruşturması Kapsamında İfadeye Çağrılma

Bu, çağrı kâğıdının gelmesinin en yaygın ve en hassas nedenidir. Hakkınızda bir suç şikayeti veya ihbarı olduğu anlamına gelir.

  • Şüpheli Olarak: Hakkınızda bir suç işlediğinize dair kuvvetli şüphe bulunması nedeniyle, Cumhuriyet Savcılığı veya Kolluk makamları (Polis/Jandarma), isnat edilen suça ilişkin savunmanızı almak üzere sizi davet eder (Ceza Muhakemesi Kanunu – CMK). Bu, soruşturmanın seyrini belirleyecek en kritik aşamadır.
  • Tanık Olarak: Bir suça ilişkin olaya şahit olduysanız veya konu hakkında bilginiz varsa, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için bilgi vermeniz istenir. Tanıklık, yasal bir yükümlülüktür (CMK Madde 43).
  • Mağdur/Müşteki Olarak: Bir suçtan zarar gördüyseniz ve şikâyetçi olduysanız, Savcılık süreci netleştirmek veya ek bilgi almak için sizi dinlemek isteyebilir.
  1. Açılmış Bir Dava (Kovuşturma) Kapsamında Tebligat

Soruşturma tamamlanıp hakkınızda İddianame düzenlenerek dava açıldıysa, çağrı kâğıdı size mahkemeden (Asliye Ceza, Ağır Ceza, Sulh Hukuk vb.) gelir.

  • Sanık Olarak: Hakkınızda açılan ceza davasında, yargılama aşamasında savunmanızı yapmak ve duruşmaya katılmak için mahkeme tarafından çağrılırsınız.
  • Davalı Olarak (Hukuk Davalarında): Kira alacağı, boşanma, tazminat gibi özel hukuku ilgilendiren bir dava (çekişmeli yargı) size karşı açıldıysa, mahkeme duruşmaya katılmanız ve savunma dilekçenizi sunmanız için tebligat gönderir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu – HMK).
  • Tanık Olarak (Hukuk ve Ceza Davalarında): Dava konusu olaya ilişkin bilginiz varsa, mahkeme (Hâkim), gerçeği bulmak amacıyla sizi duruşmada dinlemek için çağırır.
  1. İdari İşlemler ve İdari Yaptırımlar

Adli makamlar dışında, bazı idari kurumlar da belirli işlemler için çağrı kâğıdı gönderebilir:

  • İdari Soruşturmalar: Kamu kurumlarında (Devlet Memurları Kanunu’na göre) hakkınızda yürütülen disiplin soruşturması kapsamında savunmanız istenebilir.
  • Vergi ve SGK İşlemleri: Vergi daireleri veya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), eksik beyan, borç bildirimi veya inceleme amaçlı bilgi istemek için tebligat gönderebilir.
  • İmar ve Çevre İhlalleri: Belediyeler veya Çevre Bakanlığı gibi kurumlar, hakkınızdaki idari yaptırımları (ceza kararı) bildirmek veya savunmanızı istemek amacıyla çağrı kâğıdı yollayabilir.
  1. Diğer Hukuki İşlemler ve Teslimler
  • Hukuki Belge Teslimi: Size ulaştırılması gereken bir mahkeme kararı, bilirkişi raporu, icra takibi bildirimi veya ihtarnamenin teslim edilmesi için tebligat yapılır.
  • Dilekçe ve Cevap Hakkı: Aleyhinize açılan bir davada size sunulan dava dilekçesine yasal süreler içinde cevap vermeniz için çağrılırsınız.

Çağrı Kâğıdı Geldiğinde Yapılması Gerekenler

Çağrı kâğıdı geldiğinde ilk yapmanız gereken, hangi makamdan (Savcılık, Mahkeme, İcra Dairesi vb.) geldiğini ve hangi sıfatla çağrıldığınızı (Şüpheli, Sanık, Tanık, Davalı) netleştirmektir.

Özellikle şüpheli veya sanık sıfatıyla çağrıldıysanız, hukuki haklarınızı tam olarak kullanabilmeniz ve savunma stratejinizi doğru kurabilmeniz için derhal bir avukatla görüşmeniz büyük önem taşır. Unutmayın, tebligatta belirtilen süreler (örneğin duruşma veya cevap verme süreleri) kesindir ve kaçırılması aleyhinize sonuç doğurabilir.

İfade Vermeye Giderken Yanınıza Almanız Gerekenler

İfadeye (Emniyet, Jandarma veya Savcılık) giderken yanınızda mutlaka bulunması gerekenler, çağrılma sıfatınıza göre değişebilir, ancak genel olarak gerekli olanları aşağıda bulabilirsiniz:

İfade Vermeye Giderken Yanınıza Almanız Gerekenler

  1. Zorunlu Kimlik Belgeleri
  • T.C. Kimlik Kartı/Nüfus Cüzdanı: Kimlik tespiti, ifadenin ilk ve zorunlu adımıdır. Güncel ve geçerli kimlik belgenizin yanınızda olması gerekir.
  • Sürücü Belgesi veya Pasaport (Yedek Kimlik): Nüfus cüzdanınızın geçerliliğini yitirmesi veya kaybolması ihtimaline karşı yedek bir kimlik belgesi bulundurmanız faydalıdır.
  1. Hukuki Belgeler ve Çağrı Evrakları
  • Çağrı Kâğıdı (Tebligat): Size gönderilen resmi davetiye veya çağrı kâğıdını mutlaka yanınıza alın. Bu, hangi makamın, hangi dosya numarasıyla ve hangi konuda sizi çağırdığını gösterir.
  • Vekâletname (Avukatınız Varsa): Eğer avukatınız ifade sırasında yanınızda olacaksa, avukatınızın vekâletnamesinin bir örneğini (aslı avukatta kalmak üzere) yanınızda bulundurmak faydalı olabilir.
  1. Savunmaya Yönelik Belgeler (Şüpheli Sıfatıyla Gidiyorsanız)

Eğer hakkınızda suç isnadı (şüpheli sıfatıyla) nedeniyle çağrıldıysanız ve bu konuyla ilgili elinizde somut deliller varsa, bunları yanınıza almanız savunmanızı güçlendirir:

  • Delil Niteliğindeki Yazışmalar: Olayla ilgili e-postalar, SMS veya WhatsApp yazışmalarının ekran görüntüleri veya çıktısı.
  • Sözleşmeler ve Dekontlar: Bir hukuki ilişki (alacak, borç, dolandırıcılık iddiası vb.) söz konusu ise, bu durumu ispatlayan sözleşme, fatura veya banka dekontları.
  • Fotoğraflar/Videolar: Olay yeri, durum veya kanıt teşkil eden görsellerin dijital veya basılı kopyaları.

Önemli Not: Tüm bu belgeleri bir klasör içinde düzenli olarak yanınızda bulundurmak, hem sizin hem de avukatınızın süreçte rahat hareket etmesini sağlar. Belgelerinizi teslim etmeden önce mutlaka fotokopilerini kendinizde tutun.

  1. Kişisel İhtiyaçlar ve Notlar
  • Not Defteri ve Kalem: İfade öncesinde avukatınızla birlikte savunma stratejinizi netleştirmek, ifade sırasında önemli gördüğünüz noktaları not almak veya tutanağa geçirilmesini istediğiniz hususları hatırlamak için yanınıza alabilirsiniz.
  • İlaçlar: Sürekli kullandığınız ilaçlar veya sağlık durumunuz için gerekli kişisel eşyalarınızı unutmayın.
  • Cep Telefonu ve Şarj Aleti: Bekleme süreleri olabileceği için temel iletişim ve zaman geçirme ihtiyacınızı karşılamak üzere yanınızda bulundurabilirsiniz (ancak ifade odasına telefonla girmek genellikle yasaktır).

İfadenin Ardından Olası Sonuçlar

İfadenin tamamlanmasının ardından ortaya çıkabilecek sonuçlar, ifadenizin alındığı sıfatınıza (Şüpheli, Tanık, Mağdur) ve soruşturmanın o anki delil durumuna bağlı olarak değişir.

İşte ifade verme işlemini takiben karşılaşılabilecek olası sonuçlar, Türk Ceza Muhakemesi Hukukuna uygun şekilde maddeler halinde sıralanmıştır:

İfadenin Ardından Olası Sonuçlar

  1. Şüpheli Sıfatıyla İfade Verilmişse Olası Sonuçlar

Şüpheli, en riskli sıfat olduğundan, ifade sonrası sonuçlar en geniş yelpazede bu sıfat için geçerlidir:

  1. Serbest Bırakılma (En Yaygın ve Olumlu Sonuç)
  • İfade Sonrası Serbest Kalma: Kolluk (Polis/Jandarma) veya Cumhuriyet Savcısı, ifadeniz ve dosyadaki diğer deliller ışığında suç işlendiğine dair yeterli şüphe olmadığını veya adli kontrol ya da tutuklama tedbiri uygulanmasına gerek kalmadığını değerlendirirse, herhangi bir tedbir uygulamadan sizi serbest bırakır.
  1. Adli Kontrol Tedbiri Uygulanması
  • Tanım: Serbest bırakılmanızla birlikte, Savcılık veya Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla hakkınızda adli kontrol yükümlülükleri getirilebilir. Bu, tutuklamaya alternatif bir koruma tedbiridir (CMK Madde 109).
  • Örnekler: Belirli aralıklarla karakola imza verme (haftada bir gün), yurt dışına çıkış yasağı, elektronik kelepçe takılması, belirli yerlere gidememe yasağı gibi tedbirler uygulanabilir.
  1. Tutuklamaya Sevk
  • Tanım: Eğer kaçma şüphesi, delilleri karartma tehlikesi veya suçun ağırlığı gibi nedenlerle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı düşünülürse, Savcılık sizi tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edebilir (CMK Madde 100).
  • Sonuç: Hâkimlik sorgulamanızın ardından tutuklanmanıza veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılmanıza karar verebilir.
  1. Soruşturmanın Devamı
  • Ek İşlemler: İfadeniz alındıktan sonra, Savcılık eksik kalan delilleri toplamak için ek soruşturma işlemleri yapmaya devam eder (örneğin; tanık dinleme, bilirkişi raporu isteme, keşif yapma vb.).
  1. Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)
  • Tanım: Soruşturma sonunda toplanan delillerle suçun siz tarafından işlendiğine dair yeterli şüphe oluşmazsa, Savcılık dosyayı kapatarak Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK) verir. Bu karar, dosyanın kapandığı anlamına gelir.
  1. İddianame Düzenlenmesi
  • Tanım: Soruşturma sonunda suçun siz tarafından işlendiğine dair yeterli şüphe bulunursa, Savcılık bir İddianame düzenleyerek dosyayı ilgili Ceza Mahkemesine (Kovuşturma aşamasına) gönderir. Artık şüpheli sıfatınız sanık olur ve yargılanmaya başlarsınız.
  1. Tanık Sıfatıyla İfade Verilmişse Olası Sonuçlar
  • İşlem Tamamlanır ve Serbest Kalırsınız: Tanık olarak ifade verdikten sonra, hukuki yükümlülüğünüzü yerine getirmiş olursunuz ve genellikle süreç sizin için tamamlanır.
  • Dava Aşamasında Çağrılma Riski: Soruşturma aşamasında verdiğiniz ifade, daha sonra Savcılık tarafından iddianame düzenlenirse, mahkeme aşamasında (duruşmada) yeniden dinlenmek üzere çağrılabilirsiniz.
  1. Mağdur/Müşteki Sıfatıyla İfade Verilmişse Olası Sonuçlar
  • Soruşturmanın Takibi: İfadeniz soruşturma dosyasına eklenir. Soruşturma ilerledikçe, Savcılık sizi gelişmelerden haberdar edebilir veya yeni bir bilgi için tekrar başvurabilir.
  • Dava Açılması: Eğer şüpheli hakkında iddianame düzenlenirse, açılan ceza davasına Katılan (davaya dahil olan taraf) olarak katılma hakkınız doğar.

Özetle, ifadenin ardından gelen süreç, bir yol ayrımına benzer: Ya delil yetersizliği veya suçsuzluk nedeniyle serbest kalıp KYOK alırsınız, ya da suç şüphesi devam ettiği için adli kontrol, tutuklama veya İddianame yoluyla kovuşturma aşamasına geçersiniz.

İfade Vermeye Gitmezsem Ne Olur?

Gecikmeli veya hiç verilmeyen bir ifade, soruşturmanın seyrine ve hakkınızdaki iddiaların ciddiyetine bağlı olarak birkaç farklı sonuç doğurabilir.

İşte olası sonuçlar:

Zorla Getirilme (Zorla Getirme Kararı)

  • İfadeye gitmemeniz durumunda, yetkili makam (savcılık veya mahkeme), ifadenizin alınmasını sağlamak için hakkınızda “zorla getirme” kararı çıkarabilir.
  • Bu karar uyarınca, kolluk kuvvetleri (polis veya jandarma) sizi yerinizden alarak doğrudan ifade vermeniz gereken yere (adliye veya karakol) götürür.

Aleyhinize Delil Oluşturma İhtimali

  • İfade vermekten kaçınmanız, bazen (özellikle delillerin güçlü olduğu durumlarda) aleyhinize bir durum olarak yorumlanabilir.
  • “Savunma yapmama” veya “gerçeklerden kaçma” izlenimi doğurarak, soruşturmayı yürüten makamın elindeki diğer delillere daha fazla ağırlık vermesine neden olabilir.

Yokluğunuzda Karar Verilmesi

  • Soruşturma makamı, ifadeniz olmadan da elindeki mevcut delillerle soruşturmayı tamamlayabilir ve bir karar verebilir (örneğin, iddianame düzenleyebilir).
  • Bu durumda, kendinizi savunma ve iddialara cevap verme hakkınızı kullanmamış olursunuz ve süreç sizin yokluğunuzda ilerlemiş olur.

Tutuklama Riski

  • Hakkınızdaki suçlamanın ciddiyetine ve ifadeden kaçınma davranışınızın “kaçma şüphesi” olarak değerlendirilip değerlendirilmediğine bağlı olarak, özellikle ağır suçlamalar söz konusuysa, ifadeye gelmemeniz dolaylı olarak tutuklama talebini veya kararını tetikleyebilir.

Önemli Not

  • Kanun, ifade vermeye çağrılan kişiye susma hakkı tanır. Ancak, bu hakkı kullanmak ile tebligata uyup makamın huzuruna çıkmamak farklı şeylerdir.
  • En doğrusu, tebligata uyarak ifadeye gitmek ve orada yasal haklarınızı (avukat isteme ve susma hakkı gibi) kullanmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Telefonla Çağrılmak Resmi midir?

Kolluk kuvvetleri telefonla arayabilir; ancak CMK’ya göre ifadeye çağrılacak kişinin öncelikle yazılı davetiye (tebligat) ile çağrılması esastır. Güvenlik için, arayan numaranın teyidini yapın ve mümkünse yazılı tebligatın adresinize gönderilmesini talep edin.

Evet, avukatsız ifade vermek, hukuki haklarınızı tam olarak bilememeniz ve doğru savunma stratejisi kuramamanız nedeniyle yüksek risk taşır. Kendinizi suçlayıcı beyanlarda bulunmanız, dosyanın ilerleyen aşamalarını (dava açılması, tutuklama talebi vb.) olumsuz etkileyebilir.

Eğer şüpheli olarak çağrıldıysanız ve dosyanızda kısıtlama kararı yoksa, avukatınız aracılığıyla dosyayı inceleme ve bilgi alma hakkına sahipsinizdir.

Bu süreçte atacağınız her adımın hukuki sonuçları olacağını unutmayın. En doğru ve güvenilir yol, alanında uzman bir Ceza Hukuku Avukatından profesyonel destek almaktır.

İfadeye çağrıldığımı nasıl öğrenirim?
Genellikle polis veya jandarma tarafından telefonla aranarak veya ikametgahınıza gönderilen bir çağrı kağıdı ile öğrenirsiniz. Çağrı kağıdında nereye, ne zaman ve hangi sıfatla (şüpheli/tanık) gitmeniz gerektiği yazılıdır.
Telefonla arandığımda gitmek zorunda mıyım?
Evet. Kolluk kuvvetleri sizi ifadeye davet ettiğinde gitmeniz gerekir. Gitmezseniz "Zorla Getirme Kararı" çıkarılabilir; bu da polis eşliğinde götürülmeniz anlamına gelir.
İfadeye gitmeden önce dosya içeriğini öğrenebilir miyim?
Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız, hakkınızdaki suçlamayı öğrenme hakkınız vardır. Dosyadaki tüm delilleri (kısıtlılık kararı yoksa) genellikle sadece avukatınız aracılığıyla inceleyebilirsiniz.
İfade verirken avukat bulundurmalı mıyım?
Kesinlikle tavsiye edilir. Her aşamada avukat yardımından faydalanma hakkınız vardır. Maddi durumunuz yoksa barodan ücretsiz CMK Avukatı talep edebilirsiniz.
Not: Cinsel saldırı veya alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda avukat bulundurmak zorunludur.
“Suskunluk Hakkı” nedir, kullanmalı mıyım?
Şüpheli olarak ifade verirken, size yöneltilen sorulara cevap vermeme (susma) hakkınız vardır. Bu, suçluluk ikrarı anlamına gelmez; stratejik bir karar olduğu için avukatla görüşmeden kullanmayın.
İfade tutanağını imzalamadan önce nelere dikkat etmeliyim?
Tutanak, söylediklerinizin yazılı halidir. İmzalamadan önce mutlaka okuyun. Söylemediğiniz bir şey yazılmışsa düzeltilmesini isteyin. Düzeltilmezse tutanağı imzalamama veya şerh düşme hakkınız vardır.
İfadede yalan söylemek suç mudur?
• Şüpheliyseniz: Kendinizi savunma hakkınız kapsamında yalan söylemeniz genellikle yeni suç oluşturmaz (başkasına iftira atmadığınız sürece).
• Tanıksanız: Doğruyu söyleme yükümlülüğünüz vardır. Yalan tanıklık ağır hapis cezası gerektiren bir suçtur.
İfadeden sonra tutuklanır mıyım?
Her ifade tutuklamayla sonuçlanmaz. Savcı sizi serbest bırakabilir, adli kontrol (imza, yurt dışı yasağı) talep edebilir veya doğrudan tutuklama için hakimliğe sevk edebilir.
Call Now Button