İçindekiler
ToggleKişilerin huzur ve sükununu bozma, bir kimsenin sırf o kişiyi rahatsız etmek, onda tedirginlik uyandırmak veya iç huzurunu sarsmak amacıyla sistematik ya da ısrarlı bir şekilde sergilenen davranışlar bütünüdür. Türk Ceza Kanunu (TCK) bu suçu “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde düzenlemiştir. Çünkü bireyin, başkaları tarafından rahatsız edilmeden, kendi iç dünyasında veya özel alanında huzur içinde yaşama hakkı, kişisel hürriyetinin bir parçasıdır.
Bu suçun oluşabilmesi için failin belirli bir saikle hareket etmesi gerekir. Kanun metni açıkça “sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla” ifadesini kullanarak, failin genel kastının ötesinde özel bir amaç gütmesi gerektiğini belirtmiştir. Eğer failin amacı bir alacağını tahsil etmek veya başka bir haklı nedene dayanıyorsa, eylem bu suç kapsamında değerlendirilmeyebilir. Ancak, hak arama hürriyeti sınırları aşılır ve kişiyi bezdirme noktasına gelirse, yargı makamları suçun oluştuğuna kanaat getirebilir.
Bu suçun en yaygın işleniş biçimleri şunlardır:
- Israrlı bir şekilde telefonla aramak.
- Sürekli mesaj (SMS), e-posta veya sosyal medya bildirimleri göndermek.
- Kişiyi takip etmek veya kapısına gitmek.
- Gürültü yaparak veya benzeri yöntemlerle kişiyi huzursuz etmek.
Huzur ve Sükunu Bozma Suçu TCK 123
Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi, suçun tanımını ve yaptırımını şu şekilde hüküm altına almıştır:
“Sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye; ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Suçun Unsurları ve Şartları:
- Israr Şartı: Kanun koyucu, tek seferlik bir eylemin bu suçu oluşturmayacağını öngörmüştür. Eylemin süreklilik arz etmesi veya birden fazla kez tekrarlanarak “ısrar” boyutuna ulaşması gerekir.
- Özel Kast: Fail, eylemi gerçekleştirirken sadece karşı tarafı rahatsız etmeyi hedeflemelidir.
- Şikayete Bağlılık: TCK 123 kapsamındaki suç, takibi şikayete bağlı bir suçtur. Mağdurun, eylemi ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde yetkili makamlara şikayette bulunması gerekir.
- Uzlaştırma: Bu suç tipi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında dosya önce uzlaştırma bürosuna gönderilir; taraflar anlaşamazsa dava açılır.
Yargıtay kararlarında, bu suçun oluşması için mağdurun psikolojik olarak sarsılmasının ve bu durumun günlük yaşamını idame ettirmesini zorlaştırmasının altı çizilmektedir. Özellikle gece yarısı yapılan aramalar veya iş yerinin sürekli telefonla meşgul edilmesi bu suçun tipik örnekleridir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Para Cezası Ne Kadar
TCK 123 maddesi uyarınca öngörülen hapis cezası 3 aydan 1 yıla kadardır. Ancak, Türk hukuk sisteminde kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür. Bu noktada “para cezası” iki şekilde karşımıza çıkabilir:
- Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi: Mahkeme, yargılama sonucunda sanığa alt sınırdan (örneğin 3 ay) bir ceza verdiğinde, sanığın kişiliği, sosyal durumu ve pişmanlığı gibi faktörleri göz önünde bulundurarak bu cezayı adli para cezasına çevirebilir. Adli para cezası hesaplanırken, gün sayısı ile kişinin ekonomik durumuna göre 20 TL ile 100 TL arasında belirlenen günlük miktar çarpılır.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Eğer sanığın sabıkası yoksa ve mahkeme uygun görürse, ceza verilir ancak 5 yıl süreyle ertelenir (HAGB). Bu durumda sanık, 5 yıl boyunca benzer bir suç işlemezse adli sicili temiz kalır ve herhangi bir para cezası ödemez.
- Doğrudan Para Cezası: Mevcut TCK 123 maddesinde doğrudan bir para cezası öngörülmemiştir; yaptırım hapis cezasıdır. Para cezası ancak mahkemenin takdiriyle hapis cezasından çevrilerek uygulama alanı bulur. 2024 ve 2026 yılları güncel uygulamalarında, bu suçtan dolayı hükmedilen adli para cezaları genellikle 3.000 TL ile 15.000 TL arasında (günlük tutara ve ceza süresine bağlı olarak) değişebilmektedir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Manevi Tazminat
Ceza davasının yanı sıra, mağdurun saldırıya uğrayan kişilik haklarını korumak amacıyla hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açma hakkı saklıdır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) uyarınca, hukuka aykırı bir fiille kişilik değerleri zedelenen kişi, manevi tazminat talep edebilir.
Manevi Tazminatın Belirlenmesindeki Kriterler:
- Eylemin Ağırlığı: Rahatsız edici davranışların ne kadar sürdüğü, günün hangi saatlerinde yapıldığı ve eylemin içeriği (örneğin hakaret içerip içermediği).
- Mağdur Üzerindeki Etkisi: Mağdurun yaşadığı korku, kaygı, uykusuzluk veya psikolojik çöküntünün derinliği.
- Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumu: Failin ve mağdurun gelir düzeyi, toplumsal statüsü.
- Zenginleşme Yasağı: Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olamaz; ancak mağdurun acısını dindirecek ve fail için caydırıcı olacak bir miktarda olmalıdır.
Uygulamada, ceza mahkemesinin sanık hakkında verdiği “mahkumiyet” kararı, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davası için çok güçlü bir delil teşkil eder. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna konu olan eylemler nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarları, somut olayın özelliklerine göre 10.000 TL’den başlayarak çok daha yüksek rakamlara ulaşabilmektedir. Özellikle ısrarlı takibin (stalking) söz konusu olduğu durumlarda mahkemeler daha yüksek tazminatlara hükmedebilmektedir.
• Sosyal medya üzerinden sürekli mesaj atmak veya yorum yapmak,
• Mağdurun kapısına giderek veya takip ederek sürekli rahatsızlık vermek,
• Gürültü yaparak veya ışık tutarak komşuların huzurunu kaçırmak.
• Arama kayıtları (HTS raporları),
• Ekran görüntüleri (WhatsApp, Instagram vb.),
• Tanık beyanları,
• Kamera kayıtları veya ses kayıtları (ancak ses kayıtlarının hukuka uygun alınmış olması kritiktir).